YoZGaT

3/2/2008 - yozgatın tarihi

Kategori: yozgat

Aşiret Reisi Ömer Cabbar Ağa'nın yüzü çopurdu. Bu yüzden kendisine Çopur veya Çapar Koca derlerdi. Söylentiye göre Cabbar Ağa, sürülerini bir yaz günü yaylalıkta otlatırken karşısına Hızır (AS) çıkıyor ve davar sahibi Cabbar Ağa'dan içmek için süt istiyor. Güler yüzlü Ömer Ağa hemen misafirine ikramda kusur etmeyerek, gönül hoşluğu ile sütü ikram eder. Hızır (AS) sütü içtikten sonra çok memnun kalır  ve Cabbar Ağa'ya "Çobanoğlu, yozuna yoz katılsın, memleketinin adı Yoz-Kat olsun" diyor. Bu sözü söyleyerek kayboluyor. Temeli böyle olan Yoz-Kat söylene söyleyene Yozgat halini alıyor.
    Rivayet bu, inanmak ve inanmamak size kalmış.
    Bu rivayete göre ismini Hızır (A.S.)'dan alan Yozgat'ın, geçmişi ve bu günü arasındaki kopukluk ve bozulma yanlısı değişim ismine maya katan yozun varlığına aksi tesir ettiğini gösteriyor.
    Yozgat'ın dünü nasıldı, bu günü nasıl? Ne değişti de dünü beğenmez, bugünden memnun olmaz olduk?
    Fikri, ilmi, tabiatı büyük insanları dinlemekten büyük keyif alırım. Çocuk denecek yaşta 10-20 yaş büyüğüm insanlar arasında bulunmamdan mıdır nedir, büyük lafı dinlemekle bir hayır, doğruluk çıkacağına inanırım.
    Büyük sohbetlerinde dinlediğim, tanıdığım, hayallerimdeki Yozgat ile bu günkü Yozgat...
    Yine o sohbetlerde dinlediğim Yozgatlı ile bu günkü Yozgatlı arasındaki fark,
    Farklar ötesi bir değişimin yaşandığı topraklarda yaşadığım hissine daha çok inanmama neden oluyor.
    İsmine maya olan yoz'un, Yozgat kültüründe 'yozlaşma' olarak vukuu bulması geleceğimiz adına endişe verici.
    Önceki gün yine bir büyüğümüzle sohbetteyiz. Yozgat'tan bahsediyor, eksi günleri anlatıyor, bulunduğumuz yerin daha önce hangi amaçla kullanıldığını söylüyor. Sinema soktan ve Lise Caddesi'nden bahsediyor.
    Sinema adıyla anılan 'Sinemi Sokak'ta eskiden sanatsal faaliyetlerin yapıldığını öğreniyorum. Boşuna verilmemiş bu isim. Açık sinema varmış burada. Daha değişik etkinlikler de yapılırmış. Ve buradaki evler (Yabancı seyyahların ifadelerindeki gibi) iki katlı, bahçeli, resimlerle süslenmiş ve kırmızı kiremitlerle döşenmiş evlermiş. Her evin bahçesinde su kuyuları varmış.
    O dönemde yaşayan insanlar mahremiyete daha çok önem verirmiş. 'Kadınlar iç kıyafetlerini balkona, bahçeye asmaz, evin gizli bölümünde kuruturmuş' diyor o günleri yaşayan büyüğüm. İstanbul beyefendisi ve hanımefendisiyle aynı ölçüdeymiş yaşantılar. Mahremiyet taviz götürmez, insanlar saygı ve hürmette kusur etmezmiş bir birine. Sosyal ve kültürel etkinlikler insana yönelik ve sık yapılırmış.
    'Peki ya şimdi' diye devam eden bu büyüğüm, lise caddesinde 7'siden 70'ine belden aşağı (çok affedersiniz) muhabbet eden, küfrü lügat yapan insanlardan bahsediyor. Mahremiyetin nasıl bittiği ve bu günkü halimize kalın çizgili bir okla işaret ediyor.
    Orta Anadolu'nun bu kahraman kentinin bu denli değişimi, kahraman insanların bu denli değişime uğraması ve kültüründeki bozulmayı ifade edecek 'yozlaşma'dan başka bir söz bulamıyoruz.
    “Eski Yozgat” ile yeni Yozgat, “Eski Yozgatlı” ile yeni Yozgatlı arasında dağlar, sıra dağlar kadar fark var.
    O yılları yaşamadım, ama yaşamak ister, o günlerin Yozgat'ın da bulunmayı yeğlerdim.
    Eski Yozgat'ı ve Yozgatlılığı en çok da Mekan Cennet Ayhan Köylüoğlu Ağabey'imden dinledim. Anlatıyordu da, onların gençlik yıllarındaki hataları bu gün hata değil, sıradanlık sayılıyor. Yozgat'ın müzesi, arşiv babası diyorum ben ona, Mehmet Saygı ağabeyim de Yozgat'ı dinleyebileceğiniz insanlardan. Dahaları da var elbet.
    Eski Yozgat'ı özleyen, o günleri özlemle anlatan. En son sohbetimiz Yeniçarşı Sahiplerinden Mehmet Bey'le oldu.
    Eski Yozgat'ı dinlemek güzel. Keşke demek, insan hayatına ters bir ifade belki ama o günleri dinleyince demeden geçemiyor insan.
    İsmindeki Yoz'u, kültürüne, kişiliğine, varlığına, yapısına işleyen bir Yozgat'ı o yıllara götürmek imkansız. Ama Yozgatlıyı, Yozgatlıyı nasıl götürürüz o yıllara? Galiba büyükler gitmeden küçüklerin bu konuyu oturup, enine boyuna konuşması lazım.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

yozgatlılar

Son yazılarım

yozgatın tarihi

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

ayagidenyol